İPRAGAZ İK ile MVP Röportajı

Kişisel 2 Yorum Var »

Geçtiğimiz aylarda görev yaptığım şirket olan İpragaz A.Ş. ‘de İnsan Kaynakları Departmanı ile bir roportaj yaptık. İK departmanı, belirli dönemlerde şirket çalışanları arasında fark yaratabilmiş kişiler ile roportajlar yapıyor ve bu çalışmalara İpragaz Enerjik İnsan Kaynakları Dergisinde yer veriyor. Yaklaşık 600 İpragaz çalışanı ile paylaşılan bu dergide benim roportaj konum Microsoft MVP ödülü. Teknik anlatımlardan uzak, oldukça magazinsel bir roportaj oldu diyebilirim :) çünkü herkese hitap etmesi önemliydi.

Eğer ilgileniyorsanız; MVP ödülü nedir? Kimlere verilir? Benim hikayem nasıl başladı? gibi şeyleri bu roportajda okuyabilirsiniz.

Dergide benim yer aldığım iki sayfalık bölümü aşağıdaki URL üzerinden PDF olarak indirebilirsiniz.

http://www.serhatakinci.com/wp-content/uploads/Files/serhatakinci_ipragazik_mvp_roportaj.pdf

Dosya ismi: serhatakinci_ipragazik_mvp_roportaj.pdf
Dosya türü: pdf
Dosya boyutu: 333kb

Uzak Masaüstü Bağlantısı Ne Kadar Uzağa Bağlanabilir?

Kişisel Yorum Yaz »

Cevabı biliyorsanız ben de öğrenmek isterim ? :)

Ev Yapımı AngryBirds :)

Kişisel 2 Yorum Var »

Rivo‘nun iphone üzerinde populer olan oyunu AngryBirds‘e rakip olarak çıkarttım bunu :)

Fotoğraf Denemeleri – I

Fotoğraf Denemeleri, Kişisel 2 Yorum Var »

İzmir / Şirince, Selçuk, Kuşadası…

Yeni bir Hyper-V&VMM eğitiminin ardından…

# Hyper-V, # Virtual Machine Manager, Kişisel 11 Yorum Var »

Merhaba,

Geçtiğimiz hafta sonu bir Sanallaştırma & Hyper-V & Virtual Machine Manager eğitimini daha tamamladık ve yine çok keyifli iki gün geçirdik. Bu eğitimde de şehir dışından katılım yoğundu. Zonguldak, Muğla, Ankara ve hatta Gaziantep’ten katılan arkadaşlarımız vardı. Ve herzamanki gibi oldukça ilgili bir sınıftı :) Bol bol sanallaştırma konuştuk, Hyper-V konuştuk, VMM konuştuk…

Eğitimin ikinci gününde öğle yemeği için WinerWald tercih ettik. Her eğitimde mutlaka uğruyoruz :) Reklamında bukadarı… Ama ürünler gerçekten lezzetli, yoksa bu kadar üstünde durmam :)

Katılan herkese çok teşekkürler. Sizlerle yeniden görüşmek dileği ile…

Eğitimden bazı kareleri aşağıda bulabilirsiniz.


Merak edilen birkaç şey hakkında…

Kişisel 3 Yorum Var »

Kocaman bir fincan kahve içince uyku tutmadı ve hazır fırsat bulmuşken sizlerden, yani blog takipçilerimden sıkça aldığım birkaç sorunun cevabına, ayrıca açıklık getirmek istediğim bir kaç şeye yer vereceğim bir blog post yazmak istedim. 02:30.

Başlıyoruz.

Artık daha seyrek yazıyorsun, bir problem mi var?

Aslında bir problem yok :) ama sanırım haklısınız, eskiye nazaran daha az makale yazıyorum ve daha az blog post atıyorum. Bu duruma etki eden ilk parametre tabiki zaman problemi. Eskiden İzmir gibi daha sakin bir şehirde yaşıyordum ve ayırabileceğim daha fazla zamanım vardı. Şimdi ise İstanbul’un karmaşasına kapılmış durumdayım. Bu şehirde hayat çok karışık. Ofisten çıkıp eve gitmek için saatlerce trafikte zaman harcıyorum. Aynı durum toplu taşıma için de geçerli. Sanırım ofise yakın bir yere taşınacağım :) ve gün içindeki yoğunluğu saymıyorum bile.

İkinci ana parametre ise şu: Artık paylaşım noktasında yaptığım çalışmaları belirli bir kalitede, belirli bir standart çerçevesinde veya ismi her neyse o seviyede tutmak istiyorum. Hemen “Peki eskiden kaliteli değilmiydi?” diyebilirsiniz. Tabiki bunu demek istemedim :) Anlatmak istediğim şu: Çok uzun zamandır okuyorum, araştırıyorum, uyguluyorum, tecrübe ediyorum, projelendiriyorum ve yazıyorum. Hiç tanımadığım bir konuda kaynak üretmem için birkaç gün yeterli ama ben önüme gelen her konuda değil uzman olduğumu düşündüğüm, yürüdüğüm yolu destekleyecek ve her noktası ile yanıt verebildiğim konular hakkında yazmayı seviyorum. Bu nedenle bundan sonra belirli bir standart çerçevesinde ve en önemlisi benim tarzımı yansıtacak, içinde benden izler taşıyan çalışmalar yayımlayacağım ve gün geçtikçe aynı kalite ile kapsamı genişleteceğim.

Bu gün bir arama motorunu açın. Daha önceden tecrübeli olduğunuz veya hiç bilmediğiniz bir ürün için, Türkçe olarak mesela bir kurulum makalesi arayın. Eğer yaygın bir konu seçtiyseniz karşınıza bir sürü kaynak çıkacak. Sağlam olduğunu düşündüğünüz bir makale üzerinden kurulumu yapın. Eğer kurabilirseniz ne mutlu. Hemen ürünü bir süre kurcalayın. Aradan biraz zaman geçtikten ve ürün ile ilgili fikir sahibi olduktan sonra arama motorunu tekrar açın. (Bu belki 3 gün olur, belki bir hafta, belki de birkaç ay…) Yine aynı ürün için kurulum makalesi arayın ve karşınıza çıkan makaleleri rastgele okuyun. Dörtte birinin çöp, diğer dörtte birinin eksik/hatalı, diğer dörtte birinin de başka makalelerden kaynak göstermeksizin araklama olduğunu göreceksiniz. (Başta çeviri makaleleri.) Ürünün mantığını anlatan yani biraz daha vizyonel konuların yer aldığı çalışmalara denk gelmek veya özel bir problem ile ilgili teknik detay paylaşılarak aktarılan kafa yorulmuş çözümleri bulmak, samanlıktaki iğneyi bulmaktan farksız durumda. Tabi çok kaliteli Türkçe makaleler de yok değil. Zaten bunlar da geriye kalan dörtte birlik bölümü oluşturuyor. (Belki daha bile az bir bölümü oluşturuyor.)

Bu noktada herkesin her konuyu doğru bilmesini ve aynı kalitede kaynak üretmesini bekleyemeyiz tabiki ama bir çalışma yapıyorsan ve o konuda yeniysen, en azından bir süre kurcala, araştır, test et, oku, öğren. Teknolojiyi bir kenara bırak ve önce Türkçe’yi öğren. Ama lütfen gördüğün her ürünle ilgili kaynak üretmeye çalışma. Üretiyorsan da üzerinde çalış ve hakkını ver. Çünkü sen böyle yaparsan, senin çalışmaların ile birşeyler öğrenmeye çalışan insaları da peşinden götürürsün.

İlk günden beri bu bakış açısı ile kaynak üreten biri olarak son dönemlerde bu konuya çok daha fazla dikkat ediyorum ve dikkat çekmeye çalışıyorum. Biraz zor görünüyor ama umuyorum ki bir noktada esin kaynağı olur.

Biraz sert mi oldu ne? :)

Aslında işin içinde bahsetmediğim başka paramatler de var ancak bu konu uzar gider. Bağlayalım.

Herkes istediğini istediği şekilde yazmakta, paylaşmakta özgür. Benim altını çizdiğim noktalar sadece bir değerlendirmenin sonucu. Eksikleri ve yanlışları mutlaka olabilir ve bu konuda sizlerin de fikirlerini, yorumlarını öğrenmekten memnuniyet duyarım.

Gelelim bana.

Yayımlamaya çalıştığım makaleleri belirli bir kalitede tutabilmek için üzerinde çok zaman harcıyorum. Senaryoların kurulumdan tutun, ekran görüntülerinin standartlarından, noktalama işaretlerine kadar.Bu nedenle aylardır yazmayı bitiremediğim çalışmalarım var. Bu duruma zaman parametresi de etki edince ortaya böyle bir sonuç çıkıyor ve birşeyler yayımlamak zaman almaya başlıyor.

Ama şu noktayı da hatırlatmak isterim: Son dönemde biraz daha görsel paylaşımlara ağırlık verdim sanırım. Bir çok sesli eğitim videosu hazırladım. Birkaç etkinlikte konuşmacı olarak yer aldım ve yine son dönemde 20’nin üzerinde online webcast yaptım. Ama hep söylediğim gibi yazılı paylaşımların yeri benim için bambaşka. Söz uçar yazı kalır derler :)

Zaman ve kalite parametrelerini dengede tutabilmek için bir kaç formül buldum :) sanırım artık Blog ve teknik topluluklar üzerinde daha aktif olacağım. Video, seminer, webcast, public posting ve e-mail üzerinden yaptığım paylaşımlar zaten aynı hızla, hatta artarak devam ediyor.

Neden tüm resimler üzerinde serhatakinci.com logosu var?

Malumunuz copy/paste olayları çok fazla ve hiç kimse kaynak göstermeyi sevmiyor. Hatta bir çok kişi yazıları kendi yazmış gibi gösterip mutlu oluyor. Bu insanların sosyal hayat tarzlarını çok merak ediyorum.

Ben izinsiz copy/paste olayının hırsızlık olduğunu düşünüyorum ve hiç kimseye birşey kazandırmadığını savunuyorum.

Benim paylaşım konusunda herhangi bir problemim yok. Yaptığım çalışmaları yani bilgiyi paylaşmak hayatımın bir parçası olmuş durumda. Geçenlerde ölçtüğüm bir konu olduğu için ve yeri de gelmişken; sadece Hyper-V için 5000 sayfanın üzerinde makale yazıp tamamen ücretsiz bir şekilde paylaşmışım. Diğer ürünleri ve paylaşım kanallarını saymıyorum bile.

Aslında paylaşım olayını sadece blog değil hayatımın her noktasında aynı seviyede gerçekleştiriyorum ve hep söylüyorum; “Herhangi bir kişi, herhangi bir çalışmamı, kaynak göstermek şartıyla, herhangi bir yerde kullanabilir.” Ama bu çerçevenin dışında iş yapan kişiler; İşte bu kişilere karşı önlem almak adına bu logoları ekran görüntüleri üzerine koyuyorum ve bir nebze de olsa işe yaradığını düşünüyorum.Yoksa emin olun ben de bu iş ile uğraşmak istemem çünkü gerçekten çok yorucu bir iş. Bu logoları otomatik basan uygulamalar var ancak pek başarılı bulmuyorum ve oturup hepsini tek tek kendim logoluyorum. Sonra makaleye ekleyip yayımlıyorum.

Ekstra iş yükü…

Sana gönderdiğim mailler bazen cevapsız kalabiliyor?

Doğru bir tespit. Yine zaman ve bu sefere yoğunluk parametresi yüzünden bazen her mail’e yanıt veremeyebiliyorum. Bazen daha sonra yanıt vermek için işaretliyorum ama fırsat bulamayabiliyorum. Bazen ise aylar sonra bile döndüğüm olabiliyor. Ama emin olun tamamına yakınını yanıtlıyorum. Bu nedenle arada atladıklarım oluyorsa lütfen kusuruma bakmasınlar. Hal hatır soran kişi sayısı az olduğu için :) genellikle teknik sorular ile ilgili mailler geliyor ve emin olun bir çoğu için paragraflarca yazmak gerekiyor. Yine de zaman ayırıyorum, oturup yazıyorum. Çünkü genelde problemler ve kritik konular ile ilgili mailler geliyor. İnsanlara karşılıksız yardım etmek güzel bir duygu :)

Bunun dışında bazı soruların yanıtını malesef mail üzerinden vermek mümkün olmuyor çünkü ya konu çok derin oluyor, yada problem ile ilgili çok az bilgi yer alıyor ve karşılıklı uzun bir mail trafiği gerekiyor. Bu gibi durumlarda daha hızlı çözüme ulaşmak için teknik topluluklar üzerine yönlendirmeye çalışıyorum.

Bazı mailleri ise şans eseri spam klasöründe buluyorum. Spam’lere fazla bakmadığım için buraya düşen mailler ben hiç görmeden uçuyor.

Sosyal ağları neden paylaşım için kullanmıyorsun?

Facebook, twitter vs.. bu gibi ortamlarda fazla takılmamaya çalışıyorum. Tamamen kişisel bir tercih :)

Örnek facebook: kişi listemde çocukluk arkadaşlarımdan tutun, tamamen farklı sektörlerden tanıdığım kişilere kadar bir çok profilde insan var. Eğer ben burayı makale paylaşmak için ya da başka teknik konular için kullanırsam, bu konularla ilgilenmeyen arkadaşlarıma spam yapmış gibi hissediyorum :) Bu nedenle çok özel konular olmadıkça sosyal ağlar üzerinden paylaşmıyorum. Ama hafta sonu çektiğim fotoğrafları facebook’ta, ilginç bir yorumumu twitter’da görebilirsiniz. Sanırım bu tip şeyleri kafamdaki varoluş amacına uygun kullanmayı seviyorum.

Sonuç olarak dükkanın yeri belli :) Eğer benden birşeyler okumak veya bir arkadaşınıza önermek istiyorsanız, Blog’u ziyaret etmeniz yada adresini vermeniz yeterli.

Neden Danışmanlık bölümünde eskisinden az hizmet var?

Güzel bir konu.

Blog üzerine danışmanlık bölümünü ekleyeli birkaç yıl oldu sanırım. İlk başlarda burda birçok ürün ve hizmet yer alıyordu. Daha sonra birçok blog üzerinde de bu bölümün eklendiğini gördüm. Hatta bazıları direkt copy/paste yapmış :) çünkü harf hataları bile aynı. Çok şaşırdım.

İnsanlara fikir verebilmek, yaptıklarımın örnek alınması güzel birşey ama copy/paste için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Bu arada lütfen yanlış anlaşılmasın. Blog üzerinde danışmanlık tab’ını icad eden kişi olduğumu söylemiyorum. Mutlaka benden önce kullanan kişiler de vardır. Benim söylemek istediğim şu: Ne üzerine çalıştığını az çok bildiğim, tecrübesi ve konulara yaklaşımı hakkında fikir sahibi olduğum kişilerin her konuda danışmanlık verebileceğini söylediğini görmek beni biraz tedirgin etti çünkü bu iş bukadar kolay olmamalıydı. Dışarıdan bakınca “acaba ben de mi böyle görünüyorum?” diye düşündüm bir an. Hayır, böyle görünmüyordum :) ama yine de şuna karar verdim: Sektörde kendimi tanıttığım, ismi geçince ismimin hatırlandığı konular ile ilgili danışmanlık vermeliydim. Bence bağımsız danışmanlar için doğrusu ve olması gereken bu. Bu doğrultuda danışmanlık bölümünü yeniden düzenledim ve öncelikli olarak ilgilendiğim konulara yer verdim.

Danışmanlık adına ayırabildiğim zaman zaten kısıtlı olduğu için keyif aldığım ürünleri yani projeleri tercih ediyorum. Bu şekilde olunca ortaya süper işler çıkıyor. Ha bu güne kadar herhangi bir yerde benden duymadığınız ürünlerlerle ilgili, o ürünün uzmanı olduğunu söyleyen kişileri arka cebimden çıkartırım o ayrı :) (Sanırım çok şık bir ifade olmadı ama durumu iyi özetliyor.)

Blog takibini RSS ve Mail üyeliği ile yapabilirsiniz.

Blog üzerinde yeni yazıları takip etmek için sanırım üç şansınız var :)

1) RSS ile: http://feeds.feedburner.com/serhatakinci

2) Mail üyeliği ile: Sağ side bar üzerinde  “Yeni yazılardan haberdar olmak için e-mail adresinizi girin:” bölümünü kullanarak.

3) Manual :) yani her gün browser üzerinden giriş yaparak.

O.İ.D. Bölümü güncellenmiyor?

Evet arkadaşlar. Bir süredir güncelleyemiyorum. Aslında çok kitap okuyorum, çok film izliyorum ama burayı bir türlü güncel tutamadım. Yarın ilk işim güncellemek olacak ve elimden geldiğince de güncel tutmaya çalışacağım. o.i.d. ne mi? merak edenler şuraya bakabilir.

Yazıların altındaki yorumlar.

Yorumların tamamını onaylıyorum ve eğer soru varsa yanıtlamaya çalışıyorum. Bazılarını da sizler yanıtlıyorsunuz. Elinize sağlık :)

Eğer bir yorum içinde hakaret veya yasa dışı konular gibi illegal şeyler yoksa ve saygı çerçevesinde ise, istinasız onaylıyorum. Hatta bir kaç örnek için şu yazıların yorumlarına bakabilirsiniz.

http://www.serhatakinci.com/index.php/windows-server-2008-crack.html – Sanırım en fazla yorum alan yazı. An itibarı ile 50 yorum var ve bir çok yorumda bana da dokundurmuş arkadaşlar :) Ama dediğim gibi bu konuda tamamen özgürsünüz. Burası her türlü görüş ve fikirlere açık bir ortam.

http://www.serhatakinci.com/index.php/sanallastirmada-hyper-v-tercihi-iin-6-critical-point.html – Kaliteli teknik yorumlar için güzel bir örnek. Bir çalışma yayımlandığında teşekkür etmek önemli ama daha önemli olan bir şey varsa o da teknik yorumlarınızı paylaşmanız. Belki karşı çıkmanız, konuya başka bir açıdan bakmanız… Bunlar gelişim için önemli ve beklenen şeyler. Yapın :)

Sonuç olarak bazen yorumların onaylanması veya cevap gelmesi gecikiyor olabilir ama mutlaka hepsini okuyorum ve az önce bahsettiğim çerçevede onaylıyorum.

Ekşisözlük ile bağlantım nedir?

Severek okurum. Sürekli takip ederim. Çok kaliteli fikirlerin, yorumların olduğu, her rengi bulabileceğiniz bir ortam. Aynı zamanda ben de bir ekşisözlük yazarıyım.

Şimdilik böyle. Daha yazmak istediğim şeyler var ama onları da önümüzdeki günlerde paylaşacağım.

Serhat.03:14

[Kişisel] 2nci Hyper-V & VMM eğitiminin ardından…

# Hyper-V, Kişisel 13 Yorum Var »

Geçen hafta sonu şurada duyurusunu yaptığım eğitimi gerçekleştirdik. Sınıfın tamamı doluydu. İstanbul dışında Hatay ve Ankara’dan da katılım vardı. Benim için oldukça keyifli bir eğitim oldu ve ilk fotoğraftan gördüğüm kadarıyla katılan arkadaşlarım için de durum aynı :) Pazar öğle arasında yediğimiz tavuk ise ayrı bir lezzet kattı olaya :) Hatta az önce tekrar sipariş verdim, gelmesini bekliyorum…

Aşağıda eğitimden bir kaç kare bulabilirsiniz.

      

   

[Kişisel] IBM Server Kurulumu :)

İlginç, Kişisel 4 Yorum Var »

Kurulum sırasında problem çıkartan bir sunucuya verdiğimiz ceza :))

Google insana neler yaptırabilir?

Haberler, İlginç, Kişisel 1 Yorum Var »

Hepiniz bilirsiniz; google bazı özel günlerde logosunu o güne has modifiye ederek günün öneminin altını çizer ve bence çok hoş, çok samimi bir tarz. Eğer böyle günlerden birinde  google’a girip logoya tıklarsanız, karşınıza o özel gün ile ilgili arama sonuçları gelir ve okuyup detayları öğrenmenize yardımcı olur.

Bahsetmek istediğim olay tam olarak nedir?

Asılnda bahsetmek istediğim şey için tam bir isim bulamadım ama modern bir ……. şekli diyebiliriz (boşluğu doldurmayı size bırakıyorum).

Sanırım her şey google’ın “çok sayıda insana ulaşabilme yeteneği” noktasından başlıyor. Google bir arama motoru ve en iyi yaptığı şey aradığınız şeyin yer aldığı siteleri bulmak ve getirmek. İçeriği ne olursa olsun, arama sonuçlarında üst sıralarda yer almak, yani çok daha fazla insana ulaşmak, site sahipleri için gerçekten çok önemli. Örneğin bir ürün satıyorsanız ve arama sonuçlarında rakiplerinizden üstte yer alıyorsanız, %90 ihtimalle ilk sizin ürününüz incelenecek, eğer kullanıcı aradığını sizin ürününüzde bulamaz ise diğer sonuçlar ile devam edecektir.

Daha fazla insana ulaşabilmek adına bu tip arama motorlarında üst sıralada yer alma isteği gayet normal bir durum ancak bu sonuca onurlu yollardan ulaşmak gerektiğini düşünüyorum. Mesela konu ile ilgili bir yazı yaz ve google’ın seni cache’lemesini sağla. Hatta bu yazıyı ilk sen yaz ki çok daha üst sıralarda yer al. Yada ne bileyim yine google’ın reklam programlarına katıl, kendi reklam networkünü kur, birşey yap ama yaptığın şey haksızlık içermesin değil mi?

Teknoloji hayatımıza garip durumlar sokmaya devam ediyor. Buyrunuz:

Google bu gece yine bir logo değişimi yaptı ve google.com’a girenler aşağıdaki logo ile karşılaştı.

Robert Louis Stevenson, İskoç asıllı bir yazar ve en ünlü eseri Define Adası ki logo’da da bu tema işlenmiş. Bu gün Robert Louis Stevenson’ın doğum günü (13 Kasım 1850 – 3 Aralık 1894).

Eğer logo’ya tıklarsanız karşınıza gelen sonuçlar arasında ilk sırada wikipedia‘nın olduğunu göreceksiniz. Bilirsiniz, genelde Wikipedia üstlerdedir.

Wikipedia hakkında bilgi sahibi olmayanlar için Wikipedia Hakkımızda kısmından kısa bir bölüm:

Kurulduğu günden itibaren, internetin en geniş kaynak sitesi olma yönünde ilerlemektedir. Vikipedi, içeriği dünyanın her köşesinden gönüllü insanlar tarafından ortaklaşa hazırlanan açık kodlu, özgür, kâr amacı gütmeyen ücretsiz bir ansiklopedidir. Bu site wiki teknolojisini kullanır, yani dünya üzerinde internete bağlı bilgisayarı olan herhangi bir kişi, tüm sayfalarda (hatta bu sayfada bile) ekleme, çıkartma, düzenleme yapabilir. Yapılması gereken tek şey sayfanın üstünde bulunan ”değiştir” tuşuna basmaktır. Bu tuş sayfayı değiştirmenizi ya da sayfaya ekleme yapmanızı sağlar.

Bir düşünsenize, google’ın ana sayfasındaki dev logo’ya tıklandığında ilk sırada gelen bir site ve bu site herkes tarafından değiştirilebilen wikipedia :)

Bu gece logo’ya tıkladıktan sonra ilk sırada yer alan wikipedia’ya girip Robert Louis Stevenson hakkında birşeyler okumak istediğimde karşılaştığım manzara ve tespitlerimi paylaşıyorum.

Öncelikle manzara aşağıdaki gibiydi.

Uyanık geçinen biri yada birileri sayfayı editleyerek kendi sitesinin linklerini koymuş ve insanları sitesine yönlendirmeye çalışıyor. Bu durumu farkeden Wikipedia gönüllüleri ise sayfayı hemen eski haline getiriyor, ancak uyanık arkadaş tekrar kendi linklerini yerleştiriyor, tekrar düzeltiliyor, tekrar linkler geliyor derken böyle bir savaş başlıyor.

Sonra olaya bir başkası, bir başka uyanık daha dahil oluyor ve o da eskisini silerek kendi sitesinin linkini yerleştirmeye çalışıyor.

Sayfayı her refresh ettiğim saniye farklı bir içerik geliyor. Bir uyanık kendi linkini yerleştirerek sayfayı editliyor, diğer uyanık onun linkini silip kendi linkini yerleştiriyor, Wikipedia gönüllüleri de değişiklikleri geri alarak sayfayı eski haline getirmek ile uğraşıyor. Bu savaş yaklaşık 30dk boyunca devam etti. Trajikomik bir olay ise şu oldu: uyanıklardan biri baktı ki böyle olmayacak, diğer uyanığa ortaklık teklif ediyor. Aşağıdaki şekilde :)

Bu gibi saldırı ihtimallerinin farkında olan Wikipedia yaşanan bu durumu vandalizm olarak tanımlıyor ve kısa zaman diliminde çok sık değiştirilen başlıkları hizmetlilerine bildirip önlem almalarını sağlayabiliyor. Bu case için de sonuç böyle oldu ve bir hizmetli durumu fark edip ilgili içeriğin düzenlenmesini bir süreliğine durdurdu.

Wikipedia’daki ilgili başlığın history’sine şurdan ulaşabilirsiniz: http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Robert_Louis_Stevenson&action=history

Ve sonuç: Neyseki böyle küçük düşünen ve uyanık geçinen bu tiplerden daha büyük düşünebilen insanlar var. Ayrıca bu durumun vitamin eksikliğinden kaynaklandığını da düşünmüyor değilim..

MVP Award Kit

# Hyper-V, # Virtual Machine Manager, Kişisel 4 Yorum Var »

Geçtiğimiz hafta başında MVP Award Kit’im geldi ve Orta Doğu & Türkiye MVP Program Lideri sevgili Baransel’den teslim aldım. 

Aşağıdaki gibi görünüyor :)

Pages: 1 2 3 4 5 6 Next
Wordpress - License / GPLv2
Entries RSS Comments RSS Log in