[Kişisel] IBM Server Kurulumu :)

İlginç, Kişisel 4 Yorum Var »

Kurulum sırasında problem çıkartan bir sunucuya verdiğimiz ceza :))

Google insana neler yaptırabilir?

Haberler, İlginç, Kişisel 1 Yorum Var »

Hepiniz bilirsiniz; google bazı özel günlerde logosunu o güne has modifiye ederek günün öneminin altını çizer ve bence çok hoş, çok samimi bir tarz. Eğer böyle günlerden birinde  google’a girip logoya tıklarsanız, karşınıza o özel gün ile ilgili arama sonuçları gelir ve okuyup detayları öğrenmenize yardımcı olur.

Bahsetmek istediğim olay tam olarak nedir?

Asılnda bahsetmek istediğim şey için tam bir isim bulamadım ama modern bir ……. şekli diyebiliriz (boşluğu doldurmayı size bırakıyorum).

Sanırım her şey google’ın “çok sayıda insana ulaşabilme yeteneği” noktasından başlıyor. Google bir arama motoru ve en iyi yaptığı şey aradığınız şeyin yer aldığı siteleri bulmak ve getirmek. İçeriği ne olursa olsun, arama sonuçlarında üst sıralarda yer almak, yani çok daha fazla insana ulaşmak, site sahipleri için gerçekten çok önemli. Örneğin bir ürün satıyorsanız ve arama sonuçlarında rakiplerinizden üstte yer alıyorsanız, %90 ihtimalle ilk sizin ürününüz incelenecek, eğer kullanıcı aradığını sizin ürününüzde bulamaz ise diğer sonuçlar ile devam edecektir.

Daha fazla insana ulaşabilmek adına bu tip arama motorlarında üst sıralada yer alma isteği gayet normal bir durum ancak bu sonuca onurlu yollardan ulaşmak gerektiğini düşünüyorum. Mesela konu ile ilgili bir yazı yaz ve google’ın seni cache’lemesini sağla. Hatta bu yazıyı ilk sen yaz ki çok daha üst sıralarda yer al. Yada ne bileyim yine google’ın reklam programlarına katıl, kendi reklam networkünü kur, birşey yap ama yaptığın şey haksızlık içermesin değil mi?

Teknoloji hayatımıza garip durumlar sokmaya devam ediyor. Buyrunuz:

Google bu gece yine bir logo değişimi yaptı ve google.com’a girenler aşağıdaki logo ile karşılaştı.

Robert Louis Stevenson, İskoç asıllı bir yazar ve en ünlü eseri Define Adası ki logo’da da bu tema işlenmiş. Bu gün Robert Louis Stevenson’ın doğum günü (13 Kasım 1850 – 3 Aralık 1894).

Eğer logo’ya tıklarsanız karşınıza gelen sonuçlar arasında ilk sırada wikipedia‘nın olduğunu göreceksiniz. Bilirsiniz, genelde Wikipedia üstlerdedir.

Wikipedia hakkında bilgi sahibi olmayanlar için Wikipedia Hakkımızda kısmından kısa bir bölüm:

Kurulduğu günden itibaren, internetin en geniş kaynak sitesi olma yönünde ilerlemektedir. Vikipedi, içeriği dünyanın her köşesinden gönüllü insanlar tarafından ortaklaşa hazırlanan açık kodlu, özgür, kâr amacı gütmeyen ücretsiz bir ansiklopedidir. Bu site wiki teknolojisini kullanır, yani dünya üzerinde internete bağlı bilgisayarı olan herhangi bir kişi, tüm sayfalarda (hatta bu sayfada bile) ekleme, çıkartma, düzenleme yapabilir. Yapılması gereken tek şey sayfanın üstünde bulunan ”değiştir” tuşuna basmaktır. Bu tuş sayfayı değiştirmenizi ya da sayfaya ekleme yapmanızı sağlar.

Bir düşünsenize, google’ın ana sayfasındaki dev logo’ya tıklandığında ilk sırada gelen bir site ve bu site herkes tarafından değiştirilebilen wikipedia :)

Bu gece logo’ya tıkladıktan sonra ilk sırada yer alan wikipedia’ya girip Robert Louis Stevenson hakkında birşeyler okumak istediğimde karşılaştığım manzara ve tespitlerimi paylaşıyorum.

Öncelikle manzara aşağıdaki gibiydi.

Uyanık geçinen biri yada birileri sayfayı editleyerek kendi sitesinin linklerini koymuş ve insanları sitesine yönlendirmeye çalışıyor. Bu durumu farkeden Wikipedia gönüllüleri ise sayfayı hemen eski haline getiriyor, ancak uyanık arkadaş tekrar kendi linklerini yerleştiriyor, tekrar düzeltiliyor, tekrar linkler geliyor derken böyle bir savaş başlıyor.

Sonra olaya bir başkası, bir başka uyanık daha dahil oluyor ve o da eskisini silerek kendi sitesinin linkini yerleştirmeye çalışıyor.

Sayfayı her refresh ettiğim saniye farklı bir içerik geliyor. Bir uyanık kendi linkini yerleştirerek sayfayı editliyor, diğer uyanık onun linkini silip kendi linkini yerleştiriyor, Wikipedia gönüllüleri de değişiklikleri geri alarak sayfayı eski haline getirmek ile uğraşıyor. Bu savaş yaklaşık 30dk boyunca devam etti. Trajikomik bir olay ise şu oldu: uyanıklardan biri baktı ki böyle olmayacak, diğer uyanığa ortaklık teklif ediyor. Aşağıdaki şekilde :)

Bu gibi saldırı ihtimallerinin farkında olan Wikipedia yaşanan bu durumu vandalizm olarak tanımlıyor ve kısa zaman diliminde çok sık değiştirilen başlıkları hizmetlilerine bildirip önlem almalarını sağlayabiliyor. Bu case için de sonuç böyle oldu ve bir hizmetli durumu fark edip ilgili içeriğin düzenlenmesini bir süreliğine durdurdu.

Wikipedia’daki ilgili başlığın history’sine şurdan ulaşabilirsiniz: http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Robert_Louis_Stevenson&action=history

Ve sonuç: Neyseki böyle küçük düşünen ve uyanık geçinen bu tiplerden daha büyük düşünebilen insanlar var. Ayrıca bu durumun vitamin eksikliğinden kaynaklandığını da düşünmüyor değilim..

Uluslar Arası FiberOptik Ağı (Submarine)

İlginç 1 Yorum Var »

Ağların ağı Internet’in, okyanuslar altındaki kollarını görmek istermsiniz :)

Aşağıdaki resme tıklayın..

Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan çıkar?

İlginç 16 Yorum Var »

tavukveyumurta.jpg

 

 

 Yıllardır süre gelen bir geyiktir aslında bu. Her yaş kesiminde farklı algılanıp farklı yorumlanır ve üzerinde komik espriler döner. Hele biz türklerin yorumları, daha bi yaratıcı daha bi ilginçtir. “Yumurta tavuktan çıkar, yumurtlamak nerden geliyo sanıyosun” yada “O yumurtadan çıkan tavuk değil civcivdir bikere” gibi :)

Bir gurup İngiliz düşünür ve uzman, bu konuyu ele almışlar ve tartışmaya son noktayı koymuşlar: ”Yumurta tavuktan önce vardı, yani tavuk yumurtadan çıktı…” Yazının devamını oku … »

Kendi Ses Kaydımız Bize Neden Garip Gelir ?

İlginç 1 Yorum Var »

İnsan, teybe kaydedilmiş kendi sesini dinlerken hayli şaşırır. Hatta o sesin kendisine ait olmadığını bile söyleyebilir. Halbuki bir başkasının sesi teypten dinlenirken normal konuşma sesinden bir farkı olmadığını düşünür.

Ses havada gözle görülmeyen dalgalar halinde yayılırmış. Bu dalgalar kulağımıza girip orta kulağımızdaki kemikleri titreştirdiklerinde beyne giden sinyaller vasıtasıyla o sesi duymuş olurmuşuz.

İnsanın kendi sesi kendisi için özeldir. Sizin dışınızdaki herkes sesinizi, sizin duyduğunuzdan daha farklı duyarlar. Çünkü onlar sizin ağzınızdan çıkıp, havada ilerleyip kulaklarına gelen sesi duyarlar ama siz kendi sesinizi iki farklı yoldan işitirsiniz. Bir taraftan ağzınızdan çıkan ses havada yol alıp, diğer insanlara ulaştığı gibi kendi kulağınıza ulaşır. Diğer taraftan da başın içinden, kemiklerden, kaslardan geçerek içerden kulaklarınıza ulaşır. Beyin bu iki farklı yerden gelen bilgileri birleştirir ve siz kendi sesinizi duyarsınız.

İnsanın başı içinde kemikler, kaslar, sinüsler, beyin ve çeşitli salgılar vardır. Bunların kimi sert, kimi yumuşak, kimi de sıvıdır. Bunların her birinin sesi geçiriş özelliği farklıdır. Kafa içindeki iletişimde genel olarak sesin düşük frekanslı kısımları kuvvetlenir. Bu nedenle sesiniz kendinize başkasının duyduğundan daha farklı tonda gelir. Teypteki sesiniz ise kulaklarınıza diğer insanlara ulaştığı gibi havadan ulaşır. Aslında o sizin, herkesin tanıdığı hakiki sesinizdir ama size yabancı gelir. Kafanızın içinden gelen sesi daha iyi duyabilmek için iki kulağınızı sıkı sıkıya kapatın ve konuşun. Duyduğunuz ses aşina olduğunuz sesinizin kafanızın içinden geçip gelen kısmıdır.

Lazerin Keşfi

İlginç 7 Yorum Var »

Albert Einstein’nin eseridir diyebiliriz .. 

Lazer (İngilizce LASER (Light Amplification by Stimulated Emission of Radiation) fotonları uyumlu bir hüzme şeklinde oluşturan optik kaynak.

Lazerin temeli atom veya molekül enerji düzeyleri arasındaki elektron geçişleri ile oluşan ışık fotonlarına dayanır. Bir atomun iki enerji düzeyi E2 ve E3 olsun ve E3 > E2 farzedelim. Minimum enerji ilkesine göre atom veya moleküller düşük enerji seviyesinde olmak istediklerinden E3 seviyesindeki elektron kendiliğinden E2 seviyesine inecektir. Ama bu sırada enerjisi E3E2 = hν olan bir foton salar. Burada ν fotonun frekansıdır. Eğer elektron bu salınımı kendiliğinden yaparsa salınan fotonun yönü tamamen rasgeledir. Ancak eğer E3 düzeyinde ki foton E3E2 enerjisindeki başka bir fotonla etkileşerek E2 düzeyine inerse bu şekilde salınan fotonun yönü ve fazı geçişe etki eden fotonla aynı olacaktır. Bu ikinci geçiş biçimine uyarılmış salınım (stimulated emmision) denir ve lazerin çalışmasının ana ilkesidir. Şimdi çok sayıda atomdan oluşan bir sistem ele alalım. Başlangıçta atomlar en alt enerji düzeyinde bulunduklarından bir şekilde atomların E3 düzeyine çıkarılması gerekir. Bu pompalama(population inversion) olarak adlandırılır. Ayrıca E3 ve E2 arasındaki geçişten lazer ışığı elde edebilmek için atomların E3 düzeyinde kalma süreleri E2 düzeyinde kalma sürelerinden uzun olmalıdır. Ancak bu şekilde E3 düzeyinde bulunan atomların sayısı daima artacaktır.. Class 1 ile 4 arasında değişen risk dereceleri mevcuttur. En basit tür üç düzeyli lazerdir. Lazerler, günlük yaşamda sıklıkla kullanılmaktadırlar. Örneğin, süper marketlerde ürün fiyatlarını, CD’lerden müziği, DVD’lerden de filmleri okumakta lazerlerden faydalanılmaktadır. 15 mw’ın üstündeki lazerler göze anında zarar verebilir. 100 mw’nin üstü ise kibrit yakabilir ve değişik yüzeylere yazı yazabilir.

Vikipedia

Wordpress - License / GPLv2
Entries RSS Comments RSS Log in