"Dokümanlar" bölümündeki tüm yazılar:

Nano Server için PowerShell ile Uzaktan Yönetim

16.05.2015 | 19:40 Dokümanlar , Windows Server 0 Yorum

Windows Server 2016’nın minimal kurulum opsiyonu Nano Server’da herhangi bir yerel yönetim aracı (yerel komut satırı dahil) bulunmadığı gibi herhangi bir grafik arabirimi de (gui stack) yer almaz. Nano Server üzerinde yerel ve hatta uzak masaüstü (RDS&Terminal Server) oturumu açma şansınız da yoktur. Bu yüzden kurulum sonrasındaki tüm konfigürasyon ve yönetimsel işlemler sadece uzaktan çalışan bazı yöntem ve araçlarla gerçekleştirilebilir. Yani Windows Server 2016 Nano Server %100 uzaktan yönetilen bir sunucu modelidir.

Nano Server için Uzaktan Yönetim Araçları (veya yöntemleri)

  • Windows PowerShell
  • Windows Management Instrumentation (WMI)
  • Windows Remote Management
  • Emergency Management Services (EMS)
  • Web tabanlı uzak yönetim arayüzü (bu henüz hazır değil, üzerinde çalışılıyor)

Bu yazıda Windows PowerShell tabanlı PSSession veya CIM oturumları ile uzak bir Nano Server’a nasıl bağlanılacağını ele alıyorum.

Devamını oku…

Nano Server Kurulumu Nasıl Yapılır?

16.05.2015 | 00:18 Dokümanlar , Hyper-V , Windows Server 5 Yorum

Windows Server 2016’nın minimal kurulum seçeneği olan Nano Server, bulut uygulamaları (cloud apps), mikro servisler (micro services), Windows konteyner yapısı (Windows containers), Hyper-V konteyner yapısı (Hyper-V containers), Microsoft Cloud Platform infrastructure çözümlerinden Hyper-V VM’ler ve Scale-out File Server yapılarını çalıştırmak üzere optimize edilmiş, süper düşük ayak izine sahip, kırpılmış ve daha güvenilir bir Windows Server seçeneğidir.

Geçen hafta Nano Server ile ilgili oldukça kapsamlı bir post yayımlamıştım. Yeniden aynı şeyleri anlatmanın bir manası olmadığı için kuruluma doğru hızlıca ilerliyoruz ama kurulumu yapmadan önce Microsoft Nano Server nedir yazısını mutlaka okumanız gerekiyor. İmza bir dost :)

Nano Server, Windows Server 2016 TP2 ile birlikte test edilebilir durumda ama maalesef henüz Setup sırasında GUI’den yükleme şansınız yok. Bu yüzden de Nano Server kurulumu şimdilik biraz zahmetli. Muhtemelen kararlı sürümde çok daha kolay bir kurulum yöntemi yer alacak.

Kuruluma geçmeden önce ve tabi eğer elinizde yoksa Windows Server 2016 TP2 ISO’sunu buradan indirebilirsiniz.

Devamını oku…

Windows Server 2016 Kurulumu Nasıl Yapılır?

05.05.2015 | 23:12 Dokümanlar , Windows Server 0 Yorum

Windows Server 2016, Microsoft’un Windows Server 2012 R2 üzerine geliştirilmiş en yeni ve en modern sunucu işletim sistemidir. Bu yeni sunucu işletim sistemi iki yıl gibi uzun bir önizleme (preview) sürecinin ardından 26 Eylül 2016 itibarıyla resmen release oldu ve artık gerçek iş senaryolarında görev almak için hazır durumda. Bu yazıda Windows Server 2016 kurulum adımları, kurulum gereksinimleri ve bazı diğer konularda bilgiler bulabilirsiniz.

Kurulum aşamasına geçmeden önce hangi Windows Server 2016 sürümünü tercih etmeniz gerektiği, Windows Server 2016 lisanslama modeli ve yaklaşık maliyetler gibi konularda merkat ettikleriniz varsa, tüm detaylar için Windows Server 2016 sürümleri ve lisanslama yazısına göz atabilirsiniz.

Muhtemelen birçok kişi Windows Server 2016 kurulumunu rahatlıkla gerçekleştirebilir çünkü Windows Server 2016 kurulumu aslında kolay ve geçmiş sürümlerle oldukça benzerdir. Ancak yine de el altında bir referans kaynak olması açısından bu yönergeleri derleyerek bir yazı içerisinde birleştirmek ve yayınlamak istedim. Eğer Windows Server 2016 kurulumu sırasında yardıma ihtiyacınız olursa yazının devamını okuyabilirsiniz.

İlk hali Windows Server 2016 TP2 için yayınlanmış bu yazı, 01.10.2016 tarihinde Windows Server 2016 final sürümüne göre yeniden düzenlenmiştir.

Devamını oku…

SQL Server 2012 Kurulumu – Adım Adım

17.03.2015 | 13:54 Dokümanlar , SQL Server 9 Yorum

SQL Server veri platformu Microsoft’un uzun zamandır sağladığı ürünlerden biridir. Microsoft SQL Server’ın Windows için (o zamanlar Windows NT) ilk sürümü 1993 yılında yayımlandı. Release name’i Microsoft SQL Server 4.21 olan bu sürümden önceki iki sürüm ise (1.0 ve 1.1) sadece IBM OS/2 için sağlanmıştı. Microsoft SQL Server’ın tam anlamıyla Windows NT tabanlı işletim sistemleri için tasarlanan ilk sürümü ise 1995 yılında Microsoft SQL Server 6.0 ile oldu. An itibariyle en güncel sürüm olarak Microsoft SQL Server 2014’ü satın almanız mümkün.

Bugün piyasada olan güncel Microsoft SQL Server sürümlerini hem bina içi (on-premises), hem servis sağlayıcıda barındırılan (hosted), hem de bulut tabanlı (Microsoft Azure) olarak kullanmanız mümkün.

SQL Server 2012 kurulum gereksinimleri ve kurulum adımlarına geçmeden önce eğer daha güncel bir sürüm olan SQL Server 2014 hakkında bilgi almak isterseniz yine bu blog üzerindeki aşağıdaki bağlantıları ziyaret edebilirsiniz. Bu kaynaklar üzerindeki bir çok bilgi aslında SQL Server 2012 için de aynı şartlarda geçerlidir.

Devamını oku…

DHCP Server Konfigürasyon Adımları (Windows)

12.03.2015 | 21:05 Dokümanlar , Windows Server 2 Yorum

Bir DHCP Server kurulumu tamamlandıktan sonra o DHCP Server’a hangi IP adreslerini ve ilişkili diğer ayarları dağıtacağını söylemeniz gerekir. Windows Server DHCP Server üzerinde bu bilgilerin tutulduğu mantıksal gruplara IP Scope diyoruz. Bu scope’lar IPv4 veya IPv6 olabilirler ve içlerinde belirli bir Subnet’e ait IP aralıkları ile yine o subnet içerisinde anlamlı DNS, WINS, Default Gateway gibi diğer bilgiler bulunur.

Windows Server 2012 DHCP Server üzerinde yeni bir IP Scope oluşturmak için aşağıdaki adımları takip edin.

DHCP Server üzerinde DHCP Manager’ı başlatın.

dhcp-server-konfigurasyon-adim1

IPv4 türde adresler dağıtacağınızı var sayarak IPv4 üzerinde New Scope… ile sihirbazı başlatın.

Devamını oku…

DHCP Server Kurulumu – Adım Adım (Windows)

12.03.2015 | 20:47 Dokümanlar , Windows Server 0 Yorum

Dynamic Host Configuration Protocol yani kısaca DHCP, ağa dahil olmak isteyen çeşitli sistemlere IP adresi ve bazı diğer parametrelerin merkezi olarak atanması sürecinde görev alan ve RFC2131’de tanımlanmış oldukça eski bir protokoldür. Server-client modelinde çalışan bu protokolün server tarafının bir servis olarak implemente edildiği sistemler ise DHCP Server olarak adlandırılır.

DHCP Server’ların temelde yaptığı iş, belirli IP adresi aralıklarını ve ağ iletişimi için gerekli Subnet Mask (alt ağ maskesi), Default Gateway (varsayılan ağ geçidi), DNS Server (isim çözümleme sistemi) gibi bazı diğer yapılandırma bilgilerini dinamik bir şekilde dağıtmaktır. DHCP Client olarak ifade edebileceğimiz ağ üzerindeki sistemler ise genellikle ilk açılışları sırasında (istisnai durumlar olabilir) DHCP Server tarafından ağa yayımlanan protokol paketlerini yakalarlar ve belirli bir sıra dahilinde IP adresi alma işini gerçekleştirirler.

IP havuzlarını doğru bir şekilde dağıtmak, iki farklı cihaza aynı IP adresini tahsis etmeyerek çakışmaların önüne geçmek veya bir cihaz yeni bir ağa dahil olacağı zaman IP bilgilerini uygun şekilde değiştirmek özellikle çok sayıda sistemin yer aldığı ağlarda gerçekten zor olabilir. DHCP Server’lar statik olarak yönetilen IP yapısı yerine dinamik olarak dağıtılan IP havuzları sunar ve tüm bu işlerin yönetimini merkezileştirerek işleri oldukça kolaylaştırır. Böylece hataların önüne geçmek büyük oranda mümkün olurken sistem yöneticileri de ciddi anlamda zaman tasarrufu sağlamış olur.

DHCP Server deyince aklınıza sadece Windows Server DHCP servisi gelmemeli. DHCP’nin aslında bir protokol olduğunu ve standartlarının RFC2131’de tanımlandığından bahsetmiştim. Bu standartlara uygun implementasyon yapan oturup kod yazan herkes bir DHCP Server ortaya koyabilir ve yine bu standartlarda IP alan tüm cihazlara (DHCP Client) IP adresi dağıtabilir. Peki aramızda kaç kişinin böyle bir servis implementasyonu yapmak için zamanı var? :) Tam da bu yüzden çeşitli üreticiler bu konuda hazırdır ve bu standartlara uygun DHCP Server çözümleri sunarlar.

Örneğin Windows Server DHCP servisi (rolü) bu amaçla kullanılabilecek hazır implementasyonlardan biridir. Benzer şekilde Linux/Unix tabanlı işletim sistemlerinde ve hatta modem, router, access point gibi çeşitli ağ cihazlarında da aynı görevi yerine getiren servisler bulunur. Gün sonunda hepsi aynı hedefe ulaşmak için kullanılabilir.

Aşağıda Windows tabanlı bir DHCP Server kurulumu örneği görebilirsiniz.

Devamını oku…

Azure Deneme Hesabı Nasıl Açılır?

Azure, Microsoft tarafından yönetilen bulut tabanlı servisler bütünüdür. Uzun süre Windows Azure olarak anılan bu servisler bütünü Mart ayında Microsoft Azure ismini aldı ve her geçen gün daha da gelişiyor, genişliyor. Microsoft Azure tarafı o kadar dinamik ki insan bazen hakkında kesin konuşmaya korkuyor; 1 dediğimiz 5, yok dediğimiz var oluveriyor. Muazzam gelişiyor… Eğer Microsoft Azure servisleriyle ilgili çalışmayı düşünüyorsanız, hele ki danışmanlık hizmetleri sağlamak gibi hedefleriniz varsa bu gelişmeleri yakından takip etmeniz şart.

Eğer Microsoft Azure nedir konusunda bir fikri sahibi değilseniz şuradaki Microsoft Azure nedir yazısını Türkçe olarak okuyabilirsiniz. Aşağıda ise Azure veri merkezlerinden servis olarak alınabilecek bazı önemli hizmetler listeleniyor.

  • Sanal Makineler – Windows ve Linux tabanlı sanal makineler oluşturup işletebilirsiniz.
  • RemoteApp – Windows uygulamalarını bulut tabanlı olarak istediğiniz cihaza dağıtabilirsiniz. Bu cihazlar Windows, Mac OS, iOS, Android gibi çeşitli işletim sistemleriyle çalışıyor olabilir.
  • Bulut Hizmetleri – Yüksek erişilebilir ve ölçeklenebilir bulut uygulamalrı ve API’lar oluşturabilirsiniz.
  • Batch – Büyük ölçekli, paralel ve toplu BT işlerini çalıştırabilirsiniz.
  • Sanal Ağ – Azure içerisinde veya doğrudan şirket iç ağınıza (veri merkezinize) bağlayabileceğiniz sanal ağlar oluşturabilirsiniz.
  • ExpressRoute – Şirket veri merkezinizi, size tahsis edilmiş fiber  ağ bağlantılarıyla doğrudan belirli Azure veri merkezlerine bağlayabilirsiniz. Ancak bu servis henüz Türkiye için kullanılabilir değil.
  • Traffic Manager – Azure üzerinde oluşturduğunuz uygulama ve servilere gelen trafik için yük dengelemesi yapabilirsiniz.
  • Web Siteleri – Çok hızlı bir şekilde web uygulamaları dağıtabilirsiniz.
  • Mobil Hizmetler – Mobil uygulamalar oluşturup barındırabilirsiniz.
  • API Yönetimi –Geliştirdiğiniz API’ları paylaşabilirsiniz.
  • Notification Hub’ları – Platformlar arası kendi anlık bildirim altyapınızı kurabilirsiniz.
  • Etkinlik Hub’ları – Saniyede milyonlarca olayı içe alın, sürdürün ve işleyin.
  • SQL Veritabanı – Yönetilen SQL veritabanı yapısını hizmet olarak alabilirsiniz.
  • HDInsight – Yönetilen Hadoop kümeleri oluşturabilirsiniz.
  • Önbellek – Verilerinize yüksek performans ve çok düşük gecikmeyle erişim.
  • Machine Learning – Bulut tabanlı güçlü tahmin analizi.
  • DocumentDB – Yönetilen NoSQL belge hizmet olarak veri tabanı.
  • Azure Arama – Tümüyle yönetilen hizmet olarak veritabanı.
  • Depolama – Bulut tabanlı depolama hizmetleri.
  • İçeri/Dışarı Aktarma – Sabit diskleri Azure veri merkezlerine ulaştırarak yüksek boyutlu verilerinizi çok daha kısa sürede Azure servislerinize dahil edebilirsiniz.
  • Yedekleme – Sunucu ve uygulama yedeklemesi.
  • Site Kurtarma – Özel bulutların korunması ve kurtarılması.
  • Medya Hizmetleri – Video ve ses kodlayın, depolayın ve yayımlayın.
  • CDN – Güçlü küresel veri merkezleri ağı üzerinden son kullanıcılara içerik sağlayın.
  • BizTalk Hizmetleri – Kurumsal ve bulutu sorunsuz şekilde entegre edin.
  • Hizmet Veri Yolu – Özel ve genel bulut ortamları arasında bağlantı sağlayın.
  • Active Directory – Şirket içi AD ortamınızı Azure ile eşitleyin ve SaaS tabanlı uygulamalarda çoklu oturum açma özelliğinden yararlanın.
  • Multi-Factor Authentication – Ek kimlik doğrulama seviyesi ile verilerinize ve uygulamalarınıza erişimi koruyun.

Microsoft Azure servislerinin en önemli özelliklerinden biri de kullandığın kadar öde yaklaşımıyla ücretlendirilmesi. Örneğin bir Sanal Makineyi ayda sadece 100 saat çalıştırmış olabilirsiniz. Bu durumda sadece 100 saatlik kullanım üzerinden ücretlendirilirsiniz. Tüm Azure servislerinin benzer şekilde kendine has ölçüm yöntemleri vardır ve fiyatlandırma ayrıntıları fiyat sayfalarında oldukça açıktır.

Devamını oku…

Hyper-V Reporting Script v1.5 Yayımlandı!

04.03.2015 | 22:54 Dokümanlar , Duyurular , Hyper-V , PowerShell 3 Yorum

Standalone veya Clustered Hyper-V ortamlarını raporlamak ve belirli açılardan izlemek için kullanabileceğiniz Get-HyperVReport.ps1 raporlama script’inin 1.5 sürümü indirmek için hazır! Her zamanki gibi aşağıdaki TechNet Gallery bağlantısını ziyaret ederek Hyper-V Reporting Script’in yeni sürümünü edinebilirsiniz.

 TechNet Gallery – Hyper-V Reporting Script (Powershell & HTML)

Ayrıca aşağıdaki bağlantıyı kullanarak v1.5 sürümüyle oluşturulmuş örnek bir rapora göz atmanız mümkün.

Hyper-V Environment Report v1.5

Nedense blog üzerinde bahsetmedim ama geçen ay ufak bir bakım sürümü yayımlamıştım (v1.1). Bir güncelleme var mı diye TehNet Gallery’i ziyaret edenler fark etmiş olabilirler. v1.5’e geçmeden önce ilk sürüm (v1.0) ve Türkçe kullanım kılavuzu hakkında bilgilerin yer aldığı bir yazıya Hyper-V Ortamları İçin Raporlama Aracı (Get-HyperVReport.ps1) bağlantısından ulaşabilirsiniz. Gelelim yeni sürüme.

Devamını oku…

VHD Block Fragmentation – Parçalanma

03.03.2015 | 20:56 Çözümler , Dokümanlar , Hyper-V 0 Yorum

VHD’ler (virtual hard disk) Hyper-V VM’lere disk olarak eklenen ve Guest OS tarafından yerel depolama amaçlı okuma/yazma (i/o) gerçekleştirilen dosyalardır. Hyper-V platformunda sanal disklerin VHD ve VHDX olmak üzere iki farklı formatı bulunur. Her iki format da temelde aynı işe yarar ancak VHDX’ler bazı durumlarda daha yetenekli, daha performanslı ve daha dayanıklıdır. Bu yazıda her ikisi için de VHD ifadesini kullanıyorum, siz hem VHD hem de VHDX olarak düşünebilirsiniz.

Bahsetmek istediğim konu VHD structure’da ortaya çıkan ama pek göz önünde olmayan, zaman ilerledikçe VM’lerin performansını olumsuz etkileyebilen sinsi düşman Block Fragmentation meselesi.

Hyper-V VM’lere bağlı olarak çalışan Dynamically Expanding VHD’ler (dinamik olarak genişleyen sanal diskler) zaman içerisinde block seviyesinde parçalanırlar yani fragmante olurlar (fragmentation). Bu da söz konusu VHD’nin performansını olumsuz yönde etkileyen faktörlerden biridir.

Sanallaştırmayı bir kenara bıraktığımızda fiziksel sunucular için durum şu: Özellikle spinning disk birimleri (dönen diskler, plaka tabanlı) üzerindeki volume’larda (aslında dosya sisteminde) yaşanan parçalanmalara şahit olmuşsunuzdur. Belirli dönemlerde uygulanan birleştirme yani defrag (defragmentation) işlemiyle bu parçalanmalar büyük oranda ortadan kaldırılır ve disk birimleri özellikle okuma isteklerine daha derli toplu veri dağılımı ile daha hızlı bir şekilde yanıt verebilir hale gelir. Ama volume’lara yeni veriler yazıldıkça, aralardan eski veriler silindikçe ve sonra yeniden yazıldıkça parçalanma tekrar ortaya çıkar ve yine defrag gereksinimi oluşur. Tekrar… tekrar… ve tekrar… Aslında işin doğası gereği yaşanan bir kısır döngüdür bu. Mesela tam da bu yüzden Windows Server 2012 gibi modern işletim sistemlerinde periyodik olarak (eğer yanlış hatırlamıyorsam haftada bir) çalışacak şekilde background defrag task’lar schedule edilmiştir. Ama ne zaman ki işin içerisine sunucu sanallaştırma giriyor, işte o zaman konu da biraz farklılaşıyor.

Devamını oku…

Hyper-V Sanal Ağ Türleri (Virtual Network Switch)

15.02.2015 | 16:59 Dokümanlar , Hyper-V 3 Yorum

Sanal ağ (virtual network veya virtual switch) yapıları, herhangi bir sanallaştırma platformu üzerinde çalışan sanal makinelerin (VM) gerek duyduğu ağ iletişimini, gerek duyulan şekilde sağlamak amaçlı kullanılır. Bu sanal ağları sanal switch’ler gibi düşünebilirsiniz. Mesela fiziksel bir switch’i belirli bir iç subnet’e hizmet vermek üzere tamamen izole bir şekilde konumlandırabileceğiniz gibi, aynı fiziksel switch üzerinden diğer subnet’lere veya doğrudan WAN’a routing yapabilecek bir hop ile dışarı da çıkartabilirsiniz. Virtual switch’ler de benzer şekilde çalışır ve hangi virtual switch’in ne şekilde davranış sergileyeceğini belirleyen şey ise türüdür.

Ağ üzerinden diğer sistemlerle, kullanıcılarla veya en azından sanallaştırma sunucusu (host) ile konuşamayan bir sanal makine, tek başına odaya kapatılmış bir çalışan gibidir :) Sanal ağlar, sanal makinelerin ortamla konuşabilmesi için önemli ve gereklidir. Marka bağımsız olarak tüm sunucu sanallaştırma platformları sanal ağ yeteneklerine sahiptir ve neredeyse tamamı aşağıdaki 3 sanal ağ türünü kullanır. Ancak ifade ediliş şekilleri veya yapılandırma yöntemleri farklılık gösterebilir.

Hyper-V Virtual Switch Türleri (Sanal Switch)

Windows Server 2008’in 64bit sürümleriyle piyasaya sunulan Hyper-V sunucu sanallaştırma platformunda ilk sürümden itibaren çeşitli ihtiyaçları karşılamak üzere kullanılabilen 3 farklı sanal ağ türü vardır. Bir dönem Virtual Network olarak anılan bu bileşenler yeni sürümlerde Virtual Network Switch olarak anılır. Virtual Network türleri ise bu Virtual Network Switch’lerin bağlantı şeklini (connection type) temsil eder.

virtual-switch-turleri

Bu arada 5-6 sene önce şöyle iki yazı yazmışım: virtual network yapısı ve virtual network bandwidth konusu. Benzer konuların ele alındığı bu yazılara da göz atabilirsiniz.

External Virtual Switch (Network)

Fiziksel ağ üzerindeki sistemlerle konuşması gereken sanal makineler için kullanılır. Fiziksel ağ üzerindeki bu sistemler, ortamdaki fiziksel sunucular olabileceği gibi diğer Hyper-V sunucuları üzerinde çalışan sanal makineler veya WAN üzerindeki çeşitli servisler olabilir. External türdeki Virtual Switch‘ler dış dünya ile konuşması gereken sanal makineler için kullanılır.

Oluşturulan bir External Virtual Switch’in fiziksel ağ ile konuşabilmesi için haliyle fiziksel bir ağ portuna (ağ kartı & network adapter & nic) bind edilmiş olması şarttır. Zaten bu türde virtual switch oluştururken bind edilecek uygun bir fiziksel ağ portunu seçmeniz gerekir, aksi durumda oluşturma işlemi gerçekleşemez.

Devamını oku…