VHD Block Fragmentation – Parçalanma

03.03.2015 | 20:56 Çözümler , Dokümanlar , Hyper-V 0 Yorum

VHD’ler (virtual hard disk) Hyper-V VM’lere disk olarak eklenen ve Guest OS tarafından yerel depolama amaçlı okuma/yazma (i/o) gerçekleştirilen dosyalardır. Hyper-V platformunda sanal disklerin VHD ve VHDX olmak üzere iki farklı formatı bulunur. Her iki format da temelde aynı işe yarar ancak VHDX’ler bazı durumlarda daha yetenekli, daha performanslı ve daha dayanıklıdır. Bu yazıda her ikisi için de VHD ifadesini kullanıyorum, siz hem VHD hem de VHDX olarak düşünebilirsiniz.

Bahsetmek istediğim konu VHD structure’da ortaya çıkan ama pek göz önünde olmayan, zaman ilerledikçe VM’lerin performansını olumsuz etkileyebilen sinsi düşman Block Fragmentation meselesi.

Hyper-V VM’lere bağlı olarak çalışan Dynamically Expanding VHD’ler (dinamik olarak genişleyen sanal diskler) zaman içerisinde block seviyesinde parçalanırlar yani fragmante olurlar (fragmentation). Bu da söz konusu VHD’nin performansını olumsuz yönde etkileyen faktörlerden biridir.

Sanallaştırmayı bir kenara bıraktığımızda fiziksel sunucular için durum şu: Özellikle spinning disk birimleri (dönen diskler, plaka tabanlı) üzerindeki volume’larda (aslında dosya sisteminde) yaşanan parçalanmalara şahit olmuşsunuzdur. Belirli dönemlerde uygulanan birleştirme yani defrag (defragmentation) işlemiyle bu parçalanmalar büyük oranda ortadan kaldırılır ve disk birimleri özellikle okuma isteklerine daha derli toplu veri dağılımı ile daha hızlı bir şekilde yanıt verebilir hale gelir. Ama volume’lara yeni veriler yazıldıkça, aralardan eski veriler silindikçe ve sonra yeniden yazıldıkça parçalanma tekrar ortaya çıkar ve yine defrag gereksinimi oluşur. Tekrar… tekrar… ve tekrar… Aslında işin doğası gereği yaşanan bir kısır döngüdür bu. Mesela tam da bu yüzden Windows Server 2012 gibi modern işletim sistemlerinde periyodik olarak (eğer yanlış hatırlamıyorsam haftada bir) çalışacak şekilde background defrag task’lar schedule edilmiştir. Ama ne zaman ki işin içerisine sunucu sanallaştırma giriyor, işte o zaman konu da biraz farklılaşıyor.

Devamını oku…

Hyper-V Sanal Ağ Türleri (Virtual Network Switch)

15.02.2015 | 16:59 Dokümanlar , Hyper-V 0 Yorum

Sanal ağ (virtual network veya virtual switch) yapıları, herhangi bir sanallaştırma platformu üzerinde çalışan sanal makinelerin (VM) gerek duyduğu ağ iletişimini, gerek duyulan şekilde sağlamak amaçlı kullanılır. Bu sanal ağları sanal switch’ler gibi düşünebilirsiniz. Mesela fiziksel bir switch’i belirli bir iç subnet’e hizmet vermek üzere tamamen izole bir şekilde konumlandırabileceğiniz gibi, aynı fiziksel switch üzerinden diğer subnet’lere veya doğrudan WAN’a routing yapabilecek bir hop ile dışarı da çıkartabilirsiniz. Virtual switch’ler de benzer şekilde çalışır ve hangi virtual switch’in ne şekilde davranış sergileyeceğini belirleyen şey ise türüdür.

Ağ üzerinden diğer sistemlerle, kullanıcılarla veya en azından sanallaştırma sunucusu (host) ile konuşamayan bir sanal makine, tek başına odaya kapatılmış bir çalışan gibidir :) Sanal ağlar, sanal makinelerin ortamla konuşabilmesi için önemli ve gereklidir. Marka bağımsız olarak tüm sunucu sanallaştırma platformları sanal ağ yeteneklerine sahiptir ve neredeyse tamamı aşağıdaki 3 sanal ağ türünü kullanır. Ancak ifade ediliş şekilleri veya yapılandırma yöntemleri farklılık gösterebilir.

Hyper-V Virtual Switch Türleri (Sanal Switch)

Windows Server 2008’in 64bit sürümleriyle piyasaya sunulan Hyper-V sunucu sanallaştırma platformunda ilk sürümden itibaren çeşitli ihtiyaçları karşılamak üzere kullanılabilen 3 farklı sanal ağ türü vardır. Bir dönem Virtual Network olarak anılan bu bileşenler yeni sürümlerde Virtual Network Switch olarak anılır. Virtual Network türleri ise bu Virtual Network Switch’lerin bağlantı şeklini (connection type) temsil eder.

virtual-switch-turleri

Bu arada 5-6 sene önce şöyle iki yazı yazmışım: virtual network yapısı ve virtual network bandwidth konusu. Benzer konuların ele alındığı bu yazılara da göz atabilirsiniz.

External Virtual Switch (Network)

Fiziksel ağ üzerindeki sistemlerle konuşması gereken sanal makineler için kullanılır. Fiziksel ağ üzerindeki bu sistemler, ortamdaki fiziksel sunucular olabileceği gibi diğer Hyper-V sunucuları üzerinde çalışan sanal makineler veya WAN üzerindeki çeşitli servisler olabilir. External türdeki Virtual Switch‘ler dış dünya ile konuşması gereken sanal makineler için kullanılır.

Oluşturulan bir External Virtual Switch’in fiziksel ağ ile konuşabilmesi için haliyle fiziksel bir ağ portuna (ağ kartı & network adapter & nic) bind edilmiş olması şarttır. Zaten bu türde virtual switch oluştururken bind edilecek uygun bir fiziksel ağ portunu seçmeniz gerekir, aksi durumda oluşturma işlemi gerçekleşemez.

Devamını oku…

Copy-VMFile ile Sanal Makinelere Dosya Kopyalamak

Hyper-V sanal makineleriyle (VM) çalışırken belirli anlarda sanal işletim sistemi (Guest OS) disk alanlarına çeşitli veriler kopyalamanız gerekebilir. Örneğin sanal işletim sistemi üzerine kurulumunu gerçekleştirmek üzere olduğunuz uygulamaya ait ilave setup dosyaları, bir grup doküman, bir ayar dosyası veya birkaç dijital sertifika pfx’i gibi şeyler…

Bu durumda birkaç şansınız var.

  • Kopyalamak istediğiniz içeriği bir ISO dosyası olarak paketleyip sanal donanımlardan Virtual DVD Drive ile VM’e insert edebilirsiniz. Tabi o an Virtual DVD Drive kullanılmıyor olmalı veya VM üzerinde ikinci ve müsait Virtual DVD Drive hazır bulunmalı.
  • Kopyalamak istediğiniz içeriği bir VHD/VHDX olarak paketleyip doğrudan VM’e attach edebilirsiniz.
  • Eğer VM ağa bağlı ve TCP/IP iletişimi mümkün ise, doğrudan SMB veya benzer protokoller vasıtasıyla kopyalama işini ağ üzerinden gerçekleştirebilirsiniz.
  • Eğer VM ağa bağlı, TCP/IP iletişimi ve uzak masaüstü bağlantısı (RDP) mümkün ise, oturum açarak Clipboard veya Drive Mapping kullanabilirsiniz. Benzer işler yapan üçüncü parti çözümler de olabilir.
  • Eğer 2. nesil sanal makineler ile çalışıyorsanız Enhanced Session Mode’u aktif edip, VM ağa bağlı olmasa dahi Host ile Clipboard paylaşımı veya Drive Mapping gibi şeyler kullanabilirsiniz. Bir nevi RDS over VMBUS. Ancak bu yöntemi kullanabilmek için VM mutlaka 2. nesil olmalı, ayrıca Windows 8 veya Windows Server 2012 (veya üstü) sanal işletim sistemi çalıştırmalı.

Eğer VM ağa bağlı değilse veya VM’in bulunduğu hedef ağ ile kopyalanacak içeriğin bulunduğu kaynak ağ arasında DMZ, vLAN, routing gibi sebeplerden ötürü iletişim sınırlıysa veya kimlik doğrulama gibi farklı engeller söz konusu ise, yukarıdaki kopyalama seçeneklerinden ikisi doğrudan elenir.

Eğer VM 2. nesil değilse RDS over VMBUS seçeneğini de kullanamazsınız.

İçeriği ISO veya VHD/VHDX olarak paketlemek her zaman kullanılabilecek bir yöntemdir. Ancak ISO oluşturmak için üçüncü parti uygulama gerekir ve bazı limitlere takılabilirsiniz. VHD/VHDX ile taşımak için ise yine ekstra bazı adımlar var. Ayrıca hypervisor ve Guest OS sürümüne göre sanal diski attach ederken VM’i kapatmanız gerekebilir. Bu da downtime demek.

Devamını oku…

Yeni Windows Server 2016’da geliyor…

31.01.2015 | 00:23 Haberler , Windows Server 0 Yorum

Bir süredir Windows Server Technical Preview ismiyle anılan ve üzerinde bazı yeni özelliklerin de yer aldığı önizleme dağıtımını incelemiş olabilirsiniz. Windows Server’ın bir sonraki sürümü hakkında ön bilgiler sağlayan bu teknik önizleme dağıtımını henüz test etmediyseniz buradan ulaşabilirsiniz. Yeni sunucu işletim sisteminin ismiyle ilgili henüz resmi açıklama yapılmamış olmasına rağmen Windows Server 2015 olacağını tahmin ediyorduk ama tahminler yine suya düştü diyebiliriz :)

Bu arada Benzer bir durum Windows 10 brand’ı için de yaşanmıştı; Windows 9 beklerken bir anda şapkadan Windows 10 çıktı…

windows-server-2016Kısa süre önce ise Windows Server ve System Center ürünlerinin önümüzdeki sürümleri için ufak bir yol haritası duyuruldu. Bu son resmi açıklamada da isimlendirme hakkında bilgi yok ancak şu nokta oldukça net: Windows Server ve System Center ürünlerinin final sürümleri beklendiği gibi 2015 yılında değil 2016 yılında piyasada olacak. Bu doğrultudan bakarsak; Son Windows Server işletim sistemlerinin istemci sürümleriyle aynı anda piyasa çıkmış olması ve Windows 10’un 2015 yılı içerisinde piyasa çıkacak olması gibi durumlar göz önüne alındığında yeni Windows Server’ın çıkış tarihinde bir erteleme gerçekleştiği düşünülebilir. Ama diğer taraftan Microsoft, yeni Windows Server’ın çıkış tarihiyle ilgili şimdiye kadar herhangi bir zaman konuşmadığı ve ilk konuştuğu tarih de 2016 yılı olduğu için teknik olarak bir ertelemeden söz etmek mümkün değil :) Ayrıca System Center yönetim ailesinin yeni sürümleri de 2016 yılında piyasada olacak.

As we continue to advance the development of these products, we plan to release further previews through the remainder of 2015, with the final release in 2016. Our next preview is planned for the spring of 2015.

Source

Bu açılardan bakıldığında ve eğer Microsoft’un sunucu ürünlerini isimlendirme politikasında bir değişiklik söz konusu olmazsa önümüzdeki yılın başlarında Windows Server 2016 ve System Center 2016 ürünlerini bekleyebiliriz. Bu süre zarfında ise ikinci önizleme sürümleri yayımlanacak. Windows Server ve System Center için üzerinde çok daha fazla yeni özelliğin görücüye çıkacağı ikinci önizleme (preview) sürümleri 2015 baharında yayımlanmış olacak. Ardından yeni bir önizleme sürümü gelmeyecek ve 2016 yılı başlarında bu ürünlerin final sürümleri piyasada olacak.

Ayrıca bkz. Windows Server Technical Preview üzerinde de test edebileceğiniz Hyper-V yenilikleri.

Hyper-V Ortamları İçin Raporlama Aracı (Get-HyperVReport.ps1)

06.01.2015 | 00:59 Dokümanlar , Duyurular , Hyper-V , PowerShell 9 Yorum

Üzerinde çok sayıda iş yükü barındıran ve giderek karmaşıklaşan kuruluş içi sanallaştırma yapılarının izlenmesi ortam ölçeği genişledikçe zorlaşır. İşlemci gücü, bellek kapasiteleri, depolama kaynağı, sanal makine instance’ları gibi çeşitli platform bileşenlerinde beklenmedik sounlar ortaya çıktığında büyümeden anlamak veya sorun oluşmadan hemen önce yakalamak, platform ve servis erişilebilirliğini sürekli kılmak adına oldukça önemlidir. Öte yandan sanallaştırma envanterini çıkartmak, atanmış veya bekleyen kaynak miktarları gibi bilgilere ulaşmak altyapı yatırımının daha verimli kullanımı ve kapasite planlama hususlarında destek olabilmektedir.

Günümüzde bu gibi işleri ve aslında çok daha fazlasını yapmaya aday birçok uygulama mevcut. Kimisi düşük maliyetli ama eh işte, kimisi oldukça kapsamlı ancak aradığını bulmak zor, kimisi istenen sonucu veremiyorken kimisi tamam ama gerçekten pahalı, kurması işletmesi meşakkatli… Ama yine de gerekliler çünkü ortamda özellikle geriye dönük raporlama yapabilen, geçmiş günlerde oluşmuş olayları ve değerleri kayıt altına alıp bunları gerektiğinde gösterebilen bir izleme uygulaması belirli ölçeğin üzerindeki yapılarda mutlaka çalışıyor olmalı.

Ama bazen izleme uygulamasının sorunlarıyla boğuşmadan, belirli bir bilgiye ulaşmak için menüler/pencereler arasında kaybolmadan (ki o bilgiyle ilişkili diğer bilgi genelde uygulamanın en uzak köşesindedir :) veya uzun ve karmaşık paragraflar okumak zorunda kalmadan o an neler olup bittiğini bir bakışta anlamak istemez miyiz? İşte tam olarak bu fikirle yola çıktım ve Hyper-V Reporting Script (Get-HyperVReport.ps1) isimli bir raporlama aracı hazırladım.

Windows Powershell tabanlı olan Get-HyperVReport.ps1 tam olarak Hyper-V sanallaştırma ortamlarını raporlamak ve o anki durumun fotoğrafını çekmek üzere kullanabileceğiniz bir araç. Araç diyorum çünkü aslında bir script’e göre fazla kontrollü ve kapsamlı. Gerçekte bir kodun kapsamı veya başarısı asla satır sayısıyla ölçülemez çünkü fazla sayıda satır, ortaya çıkan uygulamaya kapsamlı imajı katabileceği gibi aslında programcının başarısızlığı da olabilir. Ama az önce baktım 2600+ satır olmuş, bu yüzden script deyince kızıyor :)

Get-HyperVReport.ps1 indirme bağlantısını ve parametre örneklerini yazının sonunda bulabilirsiniz.

Mesela genelde script’ler bir işi yaparken (örneğin sunuculara bağlanıp belirli verileri toplarken) o kodun zaten başarılı bir şekilde çalışacağını kabul ederek ilerlerler. Veya çalışmadan önce runtime environment için gerekli olan temel bileşenlerin zaten yüklü olacağını kabul ederler. Bu yüzden de genelde ilk sefer başarısızlıkla sonuçlanır :) Get-HyperVReport.ps1 ise biraz farklı. Mesela veri toplama aşamasına geçmeden önce doğru raporlama için gerekli ön koşulları kontrol ediyor, eğer bir eksik varsa ve tamamlayabileceği bir eksikse önce bu sorunu ortadan kaldırıyor (mesela Hyper-V veya Clustering Powershell komut setlerinin yüklenmesi gibi) ve daha sonra raporlama aşamasına geçiyor. Bir tablo içerisini doldururken mesela WMI sorgusunda bir problem oluşursa hata verip sonlanmak yerine hatayı yakalayıp çalışmaya devam edebiliyor. Akış sırasında geçilen aşamaları ve oluşan önemli hataları komut satırı ekranına, debug kayıtları da dahil tüm olay kayıtlarını ise working directory altında oluşturduğu kendi log dosyasına yazıyor. Eğer raporun üretilmesi sırasında bir problem oluşursa, buralara bakıp kolayca anlayabiliyorsunuz.

Devamını oku…

Hyper-V Production Checkpoint

14.11.2014 | 14:53 Dokümanlar , Hyper-V , Windows Server 0 Yorum

Windows Server 2008 Hyper-V’den bu yana var olan Snapshot kavramı, Windows Server 2012 R2 ile birlikte Checkpoint olarak anılmaya başlandı. Eski ismiyle Snapshot yeni ismiyle Checkpoint’ler, Hyper-V sanal makineleri için belirli bir zaman dilimine ait durum görüntüleri oluşturmak (point in time images) ve gerektiğinde o sanal makineyi geçmiş ana geri döndürebilmek için kullanılır. Checkpoint’ler, o sanal makine için sanal işletim sistemi, aygıt durumu, işlemci ve bellek içeriği gibi birçok bilgiyi saklarlar. Her ne kadar teknolojide bazı değişiklikler gerçekleşmiş olsa da, Hyper-V Snapshot’larla ilgili 5 yıl önce yazdığım iki post’a aşağıdaki bağlantıları kullanarak ulaşabilirsiniz. İşin kavramsal tarafı hala aynı.

Hyper-V: Snapshot Kavramı

Hyper-V: Snapshot Aksiyonları

Windows Server 2012 R2 Hyper-V VM’ler de dahil olmak üzere çalışır durumdaki bir Windows VM için Checkpoint (Snapshot) alındığında, aslında %100 tutarlı bir kopya oluşmayabilir. Çünkü o VM içerisindeki uygulamalar (özellikle transactional servisler) muhtemelen bu durumdan haberdar olamayacak ve ileriki bir zamanda VM geçmiş Checkpoint’e geri dönüldüğünde, işletim sistemi için bir problem oluşmayabilir ancak uygulamalarda tutarsızlık yaşanması muhtemeldir (mesela db’ler için dirty shutdown). Bu sebeple geleneksel Checkpoint’ler, Exchange Server, SQL Server, Sharepoint Server gibi birçok iş yükü için üretim ortamında desteklenmez. Test ve geliştirme ortamlarında kullanılması önerilir.

Devamını oku…

Azure VM’ler İçin Çoklu Ağ Adaptör Desteği (Multiple NICs)

30.10.2014 | 21:29 Dokümanlar , Microsoft Azure 0 Yorum

Bu hafta gerçekleşen TechEd Europe 2014 oturumlarında Azure VM’ler için çoklu ağ adaptörü (multiple nics) desteği duyuruldu. Bu, Azure IaaS yapısında yepyeni senaryolar demek.

Azure VM’ler için duyurulan multiple nics (çoklu ağ adaptörü) desteği sonrasında artık bir Azure VM’e birden fazla ağ adaptörü ekleyebilir ve her bir adaptörü farklı Azure sanal ağlarına (aslında subnet’lere) dahil edebilirsiniz. Böylece, bir Azure VM aynı anda birden fazla izole subnet’te bulunabilir.

Belirli bir süre için sadece North Europe bölgesinde oluşturulan yeni Azure VM’ler için kullanılabiliyor.

Azure VM’ler için çoklu ağ adaptör desteğinin bir diğer getirisi ise artık Azure üzerinde en az 2 adet ağ adaptörüne ihtiyaç duyan Network Virtual Appliance’ları da çalıştırabilecek olmanız. Mesela aynı anons ile Citrix Netscaler ve Riverbed virtual appliance’ları da duyuruldu ve artık Azure üzerinde kullanılabilir durumda.

Bunun dışında tamamen sizin tarafınızdan deploy edilecek ve yönetimi sizde olacak, ama görevlerini yerine getirebilmesi için en az 2 adet ağ adaptörüne ihtiyaç duyan custom bir Azure VM’in de bu ihtiyacını rahatlıkla karşılayabilirsiniz.

Aşağıda 3 ağ adaptörü eklenen bir Azure VM için örnek diyagram yer alıyor.

Devamını oku…

MVMC 3.0 Yayınlandı – Microsoft Virtual Machine Converter

14.10.2014 | 11:23 Dokümanlar , Haberler , Hyper-V , VMWare 10 Yorum

MVMC için 3.0 sürümü yayınlandı. Şurada MVMC (Microsoft Virtual Machine Converter) aracının ilk beta çalışmalarından bahsedeli 2,5 yıl olmuş. Bu süre zarfında MVMC 1.0 ve 2.0 sürümleri yayınlandı. MVMC yani Microsoft Virtual Machine Converter, sanaldan sanala (v2v) ve yeni sürümüyle birlikte fizikselden sanala  (p2v) dönüşümler sırasında BT uzmanlarının işini oldukça kolaylaştıran ve Microsoft tarafından resmi olarak desteklenen ücretsiz bir araç. Dün ise bu stand-alone dönüşüm aracının yeni sürümü duyuruldu: MVMC 3.0

mvmc-3-0

MVMC 3.0 aracını kullanarak VMware vSphere ortamında çalışan sanal makineleri kayıpsız olarak ve doğrudan Microsoft Hyper-V veya Microsoft Azure IaaS sanal makinelerine (v2v) dönüştürebilirsiniz. Bu noktada MVMC, direkt ESXi Host’lara bağlanabildiği gibi vCenter Server üzerinden de VMware sanal makinelerini bulup dönüşüm işlemi gerçekleştirebiliyor. Ayrıca 3.0 sürümle birlikte artık ortamdaki fiziksel sunucuların da Microsoft Hyper-V sanal makinelerine dönüştürülmesi (p2v) destekleniyor.

  • V2V (Virtual to Virtual) – Sanaldan sanala dönüşüm. X marka sanallaştırma platformu üzerindeki sanal makine ve sanal diskleri Y marka sanallaştırma platformunda çalışabilecek şekilde dönüştürme işlemi.
  • P2V (Phsical to Virtual) – Fizikselden sanala dönüşüm. Ortamda fiziksel olarak çalışan sunucuyu ve disklerini bir sanallaştırma platformu üzerinde sanal makine olarak çalışacak şekilde dönüştürme işlemi.

Her sürümde biraz daha gelişen MVMC 3.0 aracı GUI yanında doğal PowerShell desteğine de sahiptir; dönüşüm operasyonlarını yöneten kendi PS cmdlet’leri vardır. Bu yönüyle örneğin dönüşüm sürecini otomatikleştirmek için tasarlayacağınız System Center Orchestrator Runbook’larına veya kendi scripting yapınıza kolayca entegre edebilirsiniz.

Devamını oku…

Uzak Masaüstü Portu

04.10.2014 | 22:20 Çözümler , Windows , Windows Server 0 Yorum

Bu postu blog üzerinde yapılan uzak masaüstü portu aramalarına istinaden yazmak istedim çünkü bu konuda çok fazla arama yapılıyor. Aslında 4 rakamdan oluşan uzak masaüstü portu tam bir sır, bu yüzden az sonra paylaşacağım :)

Şaka biryana, Uzak Masaüstü Bağlantısı (Remote Desktop Connection) aracını kullanarak uzaktaki sistemlere bağlanıp oturum açmak neredeyse tüm Windows sistem yöneticilerinin, hatta artık bireysel kullanıcıların bile tercih ettiği bir yöntem. Uzak Masaüstü Bağlantısı sayesinde, kendi Windows oturumunuzda çalışırken tamamen farklı bir lokasyonda açık olan bir Windows’a oturum açabilir ve sanki yerel masaüstü oturumunuzmuş gibi yönetebilirsiniz. Bu uzak sistem bir Windows istemci işletim sistemi olabileceği gibi bir Windows Server işletim sistemi de olabilir.

uzak-masaustu-portu

Uzak Masaüstü Portu

Varsayılan RDP portu veya Uzak Masaüstü Portu TCP 3389’dur ve bağlanılacak uzak bilgisayar üzerinde belirlenir. Ancak şunu unutmayın: varsayılan Uzak Masaüstü Portu gerektiğinde değiştirilebilir ve tamamen farklı bir TCP port atanabilir.

Uzak Masaüstü Portu: 3389

Bir Windows işletim sistemine Uzak Masaüstü Bağlantısı yapabilmek için bazı ön koşulların yerine getirilmiş olması gerekir. Bu koşulları özet olarak aşağıda bulabilirsiniz.

  • Bağlanacağınız uzak bilgisayar üzerinde Uzak Masaüstü (Remote Desktop) özelliği kullanıcıları kabul edecek şekilde ayarlanmış olmalı.
  • Bağlanacağınız uzak bilgisayar üzerinde herhangi bir güvenlik duvarı programı çalışıyorsa, yapılandırılan Uzak Masaüstü Portu için gerekli izinler verilmiş olmalıdır. Buna Windows Güvenlik Duvarı da dahil.
  • Bağlanacağınız uzak bilgisayar bir modem veya router arkasındaysa (ki genelde böyledir) mutlaka gerekli NAT kuralları oluşturulmuş olmalıdır. Eğer bağlanacağınız uzak bilgisayar yerel ağdaysa ve siz de o bilgisayar ile aynı ağdaysanız NAT gerekmez.
  • Eğer sizin bilgisayarınızın bulunduğu ağ önünde bir güvenlik duvarı çalışıyor ise, Uzak Masaüstü Bağlantısı aracını çalıştırabilmek ve varsayılan port 3389’dan dışarı çıkabilmek için gerekli güvenlik duvarı izinleri tanımlı olmalıdır.

Windows 10 Ürün Anahtarı

04.10.2014 | 21:41 Çözümler , Windows 1 Yorum

Daha önceki tüm Windows sürümleri gibi Windows 10 da lisanslı bir işletim sistemidir. Henüz teknik önizleme aşamasında olduğu için satışı söz konusu değil ancak önümüzdeki yıl raflardaki yerini alacak ve Windows 10’u 2015 yılında satın alabileceksiniz.

Lisanslı bir Windows 10 kopyası satın aldığınızda (lisanslama modeline göre değişmekle birlikte) mutlaka bir Windows ürün anahtarına da sahip olursunuz. Bu ürün anahtarı (product key) sadece key veya serial gibi farklı isimlerle de anılır.

  • Ürün anahtarı – Product key
  • Serial
  • Key

windows-10-urun-anahtari

Her bir Windows 10 işletim sistemi kopyası kurulum sırasında veya kurulum sonrasında lisans aktivasyonu için bir ürün anahtarına ihtiyaç duyar. Bu ürün anahtarı genellikle satın alan müşteriye özeldir ve sadece ona ait Windows kopyası üzerinde etkinleştirilebilir. Ancak bu durum OEM, Open, Kutu Windows lisans türüne göre bazen değişiklik de gösterebilir.

Windows 10 Teknik Önizleme için gerekli olan ürün anahtarını aşağıda bulabilirsiniz.

Windows 10 ürün anahtarı: NKJFK-GPHP7-G8C3J-P6JXR-HQRJR

Bu Windows 10 ürün anahtarının sadece Teknik Önizleme sürümü üzerinde geçerli olduğunu ve teknik önizleme dağıtımının 15 Nisan 2015 tarihinde sonlanacağını unutmayın.